“Futbolda kafa vuruşlarını yasaklayalım demek için…”

Hacettepe Üniversitesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Korkusuz: "Futbolda kafa vuruşlarını yasaklayalım demek için şu an çok erken ancak sporcunun kafasını korumak için Amerikan futbolu ya da tekvandoda olduğu gibi kask kullanımı düşünülebilir"

Hacettepe Üniversitesi Spor  Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Feza Korkusuz, futboldaki kafa  vuruşları ile bunama (demans) arasında ilişki bulunduğunu ortaya koyan  araştırmanın, oyuncuların kask kullanmasını gündeme getirebileceğini söyledi.

İngiltere’deki University College London ve Galler’deki Cardiff  Üniversitesi’nden bir grup bilim insanının gerçekleştirdiği araştırma, uzun süre  aktif futbol oynamanın, beyne zarar vererek ileri yaşlarda bunamaya yol açabileceğini ortaya koydu.

14 eski futbolcunun mercek altına alındığı ve ölen oyunculardan  6’sının beyninin incelendiği makale, Acta Neuropathologica dergisinde yayımlandı.  Futbol oynarken topa yapılan kafa vuruşları ve yaşanan çarpışmalar ile bunama  arasında ilişki olduğunun öne sürüldüğü makale, eski futbolcuların beyinlerinde,  demansa neden olan fiziki ve kimyevi değişimi tespit eden ilk çalışma olarak kayıtlara girdi.

Filme konu oldu

Söz konusu araştırmayla ilgili “Doğruyu Söyle”,  özgün ismi “Concussion” olan bir de film çekilmişti. Amerikan Futbolu oyuncularının yaşadıkları ciddi sakatlanmaların, kritik seviyedeki kafa yaralanmalarının ve travmalarının, yaşam boyu sakat bırakan beyin sakatlıklarının trajik boyutunu perdeye taşımayı hedefleyen yönetmen Peter Landesman, bir dergi haberinden yola çıkarak oluşturduğu öyküde, bu türden hasarların tekrarlanmasının, oyuncular ve onların yaşamlarını nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde ele aldı

Harekete geçen Avrupa futbolunun karar merci UEFA, konu hakkında  araştırma başlattı. UEFA’nın, adı açıklanmayan bir İngiltere Premier Lig  kulübünün de dahil olduğu bu çalışmaya başlaması, dünyanın en popüler sporu  futbolun alışılagelmiş bazı kurallarının değişme ihtimalini de akıllara getirdi.

Hacettepe Üniversitesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.  Feza Korkusuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Büyük Britanya’daki  araştırmanın, 2004’te Alpaslan Şenköylü, İbrahim Yıldıran ve Alparslan Kartal’la beraber imza attıkları “futbolcuların boyun omurlarındaki yaralanmayı inceleyen”  çalışmayı ileri götürdüğünü belirtti.

Korkusuz, 2004’te Avrupa Omurga Cerrahisi’nin dergisinde  yayımlandıktan sonra New Scientist dergisi ve Bild gazetesinin pazar eki Bild am  Sonntag’ta haber konusu olan makalelerine ilişkin şunları söyledi:

“Yüksek hıza ulaşabilen futbol topu, özellikle sporcunun kafasına  istem dışı geldiyse çeşitli hasarlara yol açabiliyor. Biz işe boyun kaslarının  gücünü ölçerek başladık. Boyunlarında bir dejenerasyon (bozunma) olup olmadığını anlamak için röntgenlerini çektik. MR ile kas hacmi ve boyun omurlarındaki  dejenerasyona baktık. Futbolcuların, kendi yaş gruplarında futbol oynamayan  kişilerle karşılaştırıldığında boyun omurlarında dejenerasyonun daha sık görüldüğü sonucuna vardık.”

Büyük Britanya’daki çalışmanın spor hekimliği bakımından önemli  olduğunu vurgulayan Korkusuz, “Çok güçlü bir araştırma. Uzun süre futbol oynayan  kişilerin, öldükten sonra kafataslarını açıp incelemişler. Bu açıdan ellerinde son derece somut bir bulgu var. Boks gibi temas sporlarında, beyin dokusunda  ‘mikro travma’ dediğimiz küçük yaralanmalar, iç kanamalar meydana gelir.  Sporcular, buna bağlı olarak demans, alzheimer benzeri rahatsızlıklar yaşar. Bu  çalışma, temas sporlarında görülen rahatsızlıkların, futbolda da var olduğunu  ortaya koyması bakımından oldukça ilginç.” değerlendirmesinde bulundu.

“Futbol dünyası ‘bırakın oynasınlar, gösteri devam etsin’ dememeli”

Sonraki aşamada futbolcular arasında demansın, genel nüfusa oranla  daha yaygın olup olmadığını incelemek için sayısı birkaç bine ulaşan bir  örneklemi, uzun süreliğine izleyip aynı yaş grubuyla karşılaştırmak gerektiğini  dile getiren Korkusuz, araştırmada beyni incelenen futbolcuların 1960’larda  oynadığı göz önüne alındığında, dönemin deriden üretilen ağır toplarının bu  rahatsızlığa yol açıp açmadığının da incelenebileceğini ifade etti.

Spora özendirirken sporcu sağlığının da korunması gerektiğini belirten  Korkusuz, “Futbol ile demans arasında kesin bir bağlantı olduğunu söylemek şu an  mümkün değil. Fakat araştırmalar, futboldaki baş ve boyun yaralanmalarının önemli  bir sorun olduğunu işaret ediyor. Bu konudaki çalışmaları yaygınlaştırıp elde  edilen sonuca bağlı olarak tedbirler alınması gerekebilir. Boyun çevresindeki  kasları güçlendirecek hareketlerle yaralanmayı en aza indirebiliriz. Futbolda  kafa vuruşlarını yasaklayalım demek için şu an çok erken ancak sporcunun kafasını  korumak için Amerikan futbolu ya da tekvandoda olduğu gibi kask kullanımı  düşünülebilir. Futbol gelecekte kaskla oynanabilir.” diye konuştu.

“Futbol dünyası, insan sağlığını hiçe sayıp ‘Oyuncu demansa girsin,  beyinde pıhtı atsın. Bırakın oynasınlar, gösteri devam etsin’ derse, bu insanlığa  sığmaz.” diyen Korkusuz, şunları kaydetti:

“Amerikan futbolunda “tackle” yapmaya kısıtlar getirilmesi, halterde  yaşanan köprücük kemiği yaralanmalarını önlemek için kaldırma stilinin  değiştirilmesi, ayak bileğini korumak için kayak ayakkabıları geliştirilmesi gibi futbolda da kask kullanımı veya topların üretildiği materyallerin değişimi gibi  çözümler üretilebilir.”
Öte yandan söz konusu araştırmayla ilgili “Doğruyu Söyle”,  özgün ismi “Concussion” olan bir de film çekilmişti. Amerikan Futbolu oyuncularının yaşadıkları ciddi sakatlanmaların, kritik seviyedeki kafa yaralanmalarının ve travmalarının, yaşam boyu sakat bırakan beyin sakatlıklarının trajik boyutunu perdeye taşımayı hedefleyen yönetmen Peter Landesman, bir dergi haberinden yola çıkarak oluşturduğu öyküde, bu türden hasarların tekrarlanmasının, oyuncular ve onların yaşamlarını nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde ele aldı

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here